ISSN 1300-7157 Anasayfa | İletişim      

Cilt : 25      Sayı : 2       Yıl: 2019

Epilepsi: 6 (1)
Cilt: 6  Sayı: 1 - 2000
Özetleri Gizle | << Geri
1.
FOTOSENSİTİF YANITIN SAPTANMASINDA İKİ FARKLI FOTİK STİMÜLASYON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
COMPARISON OF TWO DIFFERENT PHOTIC STIMULATION METHODS FOR THE DETECTION OF PHOTOSENSITIVE RESPONSE
Baki ARPACI, Dilek ATAKLI, M Serhan SEVİM, Sevim BAYBAŞ, Teoman ÇOLAK, Turan ATAY
Sayfalar 6 - 10
Amaç: iki farklı fotik stimülasyon yönteminin, fotosensitif yanıt ortaya çıkarabilme özelliği karşılaştırıldı.Hastalar ve Yöntemler: Rutin EEG'lerinde daha önce fotosensitif yanıt (FSY) belirlenen 23 hasta (10 erkek, 13 kadın; yaş ort. 20.34±11.41) ile bunların birinci dereceden akrabası olan asemptomatik 39 kişi (21 erkek, 18 kadın; yaş ort. 22.82±8.46) çalışmaya alındı. Hasta ve yakınlarının, en az bir gün arayla, farklı iki fotik stimülasyon yöntemi ile iki ayrı EEG çekimi yapıldı. Laboratuvarımızda kullanılagelen rutin yöntem ile, 1996 yılında Hollanda'da standardize edilerek önerilen yöntem, FSY'nin ortaya çıkarılması, FSY'nin tipi-suresi ve FSY'nin verilen ışık uyaranının frekansı ile ilişkisi bakımından karşılaştırıldı.Bulgular: Asemptomatik akrabaların yedisinde FSY ortaya kondu. Önerilen yöntem ile dokuz olguda (%30), rutin yöntem ile belirlenemeyen FSY ortaya çıkarıldı. Rutin yöntemle karşılaştırıldığında, önerilen yöntem ile 12 olguda (%40) FSY'nin ortaya çıktığı ışık frekans aralığının genişlediği, sekiz olguda ise (%26.7) hem frekans aralığının genişlediği hem de yanıt surelerinin uzadığı belirlendi. Sadece bir olguda, her iki yöntem arasında FSY'nin özelliği açısından bir fark yoktu. Önerilen yeni yöntemin, FSY'nin saptanmasındaki duyarlılığı ileri derecede anlamlı bulundu (p<0.001). Sonuç: Önerilen yöntemin, yaygın kullanımı laboratuvarların standartlaşmasını ve böylelikle daha güvenilir bilgilerin elde edilmesini sağlayacaktır.
Objectives: We compared the ability of two different photic stimulation methods (PSM) to detect photosensitive response (PSR).Patients and Methods: Twenty-three patients (10 males, 13 females; mean age 20.34H1.41 years) with PSR shown in routine EEGs and their 39 asymptomatic, first-degree relatives (21 males, 18 females; mean age 22.82±8.46 years) were included. All subjects underwent two EEG recordings with at least one-day interval, using two different PSMs. Two PSMs, namely our routine application and that standardized and proposed in 1996 (Netherlands), were compared with respect to ability in detecting, the type and duration of, PSR, and the relationship between PSR and flash frequency. Results: Photosensitive response was detected in seven asymptomatic relatives. In contrast to the routine method, the proposed PSM was able to detect PSR in nine subjects (30%). Compared with our routine application, the new method revealed a larger interval of flash frequency in 12 subjects (40%), and both a prolonged PSR duration and a larger interval of flash frequency in 8 cases (26.7%). In only one case, no difference was noted between the PSRs of both PSMs. The proposed method was found to be significantly more sensitive in detecting PSR (p<0.001).Conclusion: The widespread use of the standardized PSM will enable standardization of EEG laboratories and thus, to obtain more reliable information.

2.
HEREDİTER HİPEREKPLEKSİYA VEYA İRKİLME SENDROMUNDA ELEKTROFİZYOLOJİK BULGULAR
ELECTROPHYSIOLOGIC FINDINGS IN HEREDITARY HYPEREKPLEXIA OR STARTLE SYNDROME
Aysu ŞEN, Aysun SOYSAL, Baki ARPACI, Dilek ATAKLI, Fikret AYSAL, Turan ATAY
Sayfalar 11 - 16
Bu çalışmada herediter hiperekpleksiya veya İrkilme (startle) sendromu olan üç kardeşin (30 ve 34 yaşlarında İki erkek, 32 yaşında kadın) nörofizyolojik bulgularını değerlendirdik. EEG incelemelerinde ön bölgelerde daha belirgin olarak ortaya çıkan diken ve keskin dalgalardan oluşan paroksismal aktivite gözlendi ve kortikal SEP amplitüdleri yüksek bulundu. Göz kırpma refleksi incelemesinde iki yanlı R1 ve R2 latansları normal sınırlar İçinde bulundu. Sağ median, sağ tibial ve sol tibial sinir uyarımı ile orbikularis okuliden, sternokleido-mastoid. biseps ve tibialis anteriora doğru yayılan stereotipik bir refleks yanıt alındı. Sonuçlarımız, herediter hiperekpleksiyadaki jerklerin ve irkilme refleksinin aynı yolları paylaştığını (refleks arkının motor bölümü: özellikle pontomeduller retiküler formasyon) bildiren önceki literatür bulgularını desteklemiştir.
We evaluated the neurophysiological findings of three siblings (two males and a female aged 30. 34, 32 years, respectively) with hereditary hyperekplexia (HH) or start'e disease. EEG recordings revealed spike- and sharp-wave paroxysms with anterior dominance in amplitude, and the amplitudes of cortical SEP were high. The latencies of R1 and R2 responses of blink reflex were bilater ally within normal ranges. Stimulation of the right median, right tibial, and left tibial nerves evoked a stereotypical retlex response extending from the orbicularis oculi muscle to the sternocleidomastoid, biceps brachii and tibialis anterior muscles. Our results were consistent with those of previous studies suggesting that both the jerks of hereditary hyperekplexia and startle reflex share common pathways, that is, the motor part of the reflex arch, especially the pontomedullary reticular formation.

3.
NONKONVULSİF STATUS EPİLEPTİKUS
NONCONVULSIVE STATUS EPILEPTICUS
Aytaç YİĞİT, Canan YÜCESAN, Hatice BALABAN
Sayfalar 17 - 21
Otuz altı yaşındaki kadın hasta son 24 saatte yedi kez tonik-klonik nöbet geçirme yakınmasıyla başvurdu. Muayene sırasında hasta konuşmuyor ve muayene komutlarını yerine getirmiyordu. EEG'sinde bilateral yaygın diken dalgalar görüldü. Bu sırada tekrar tonik-klonik nöbet geçiren ve nöbetleri intravenöz difenilhidantoin ile kontrol altına alınan hasta, son nöbetten 18 saat sonra konuşmaya ve komutları yerine getirmeye başladı fakat konfüzyonu 72 saat, EEG anormalliği klinik bulgular olmadan sekiz gün boyunca devam etti. Bu bulgularla hastaya konvulsif status epileptikusu izleyen nonkonvulsif status epileptikus tanısı kondu.
A thirty-six-year-old woman experienced tonoclonic seizures seven times in the last 24 hours. On neurological examination, she could neither speak nor comply with instructions. EEG showed bilateral spike-waves. She had another tonic-clonic seizure and treated with intravenous diphenylhydantoin. Eighteen hours after the control of tonic-clonic seizures, she began to speak and comply with instructions; however, confusion continued during the following 72 hours and EEG abnormality persisted over the following eight days without abnormal neurological signs. A diagnosis of nonconvulsive status epilepticus following convulsive status epilepticus was made.

4.
EPİLEPSİLİ ÇOCUKLARDA BİLİŞSEL, DAVRANIŞSAL VE DUYGUSAL SORUNLARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ
A REVIEW OF COGNITIVE, BEHAVIORAL, AND EMOTIONAL PROBLEMS IN EPILEPTIC CHILDREN
Rıdvan AKIN, Teoman SÖHMEN, Tümer TÜRKBAY
Sayfalar 22 - 27
Epilepsi çocukluk hastalıkları içinde en yaygın süreğen bozukluktur. Bilişsel, davranışsal ve psikolojik sorunların epilepsiye eşlik ettiği bilinmektedir. Bu makalede epileptik çocuklardaki bu sorunlar, ilgili yazın ışığında gözden geçirilmektedir.
Epilepsy is the most common chronic disordei among childhood diseases. It is accompanied by various cognitive, behavioral, and psychological problems. In this article, problems of epileptic children are reviewed in the light of the relevant literature.



Hızlı Arama





 


Copyright © 2019 Bu sitenin tüm hakları Türk Epilepsi İle Savaş Derneğine aittir.
 
LookUs & Online Makale